Bu ürünün içinde İYİLİK Var, KÖTÜLÜK Yok…

Etiketlerimizdeki maddelerden, işe yarayan kremler yaratma konusunda ne kadar istekli ve azimli olduğumuzu anlayabilirsiniz. Müşterilerimizden ve etrafımızdaki dostlarımızdan sürekli olarak “cidden söylediğini gerçekleştiren kremler” laflarını duyuyoruzJ Kremlerimizin içine neler koyduğumuza bu kadar dikkat ederken, neleri dışında bıraktığımıza da son derece dikkat ediyoruz tabii ki.

İyilik Var, Kötülük Yok prensibimiz, kullandığınız ürünlerimizin yapabildiğimiz en temiz, en efektif ürünler olduğuna dair garantimizdir. Organik, natürel veya teknolojik olduğumuzu söylemiyoruz. (Çünkü bu terimler hızla hiçbir manası olmayan pazarlama terimlerine dönüşüyor.)

Ürünlerimizi kesinlikle hayvanlar üzerinde test etmiyoruz.

 

Sonunda sizin kadar çalışkan cilt bakım ürünleri…

Tecrübelerimize dayanarak söyleyebiliriz ki tüm kadınlar, içinde zararlı maddeler olmayan cilt bakım ürünleri istiyor. Ama aynı zamanda İŞE YARAYAN ürünler olmalı bunlar. Hiçbir ürünümüzde paraben, petrol türevleri, mineral yağlar, sentetik kokular, yapay renklendiriciler, sodyum laureth veya lauril sulfat, zenoestrojen, phtalat, PEG ve glycoller kullanmıyoruz.

Biraz da bu maddeleri niçin kullanmak istemediğimizden bahsedelim. İnternette o kadar çok bilgi (ve kirliliği) var ki niye bu maddeleri cildinize değdirmek istemeyeceğinizi bilemeyebilirsiniz.

 

Sodyum Laurel Sulfat veya SLS nedir?

Evde kullandığınız birçok ürünün içinde SLS bulunur: sabununuzdan, araba şampuanınıza, halı temizleme deterjanınızdan diş macununuza kadar…Sert ve kimyasal köpürtücüdür. Herşeyde bol miktarda bulunur, çünkü hepimiz köpük köpük köpürten deterjan ve sabunların en iyi temizlediğini düşünürüz. Gerçekte ise bu köpükler temizlikten ziyade, neyi temizliyorsak üst tabakasını soyuyorlar.

Aslında çok daha yumuşak, çok daha cildimize ve hücrelerimize dost bazı maddelerle daha temiz yapmak mümkün. Biz bütün temizleme ürünlerimizde hindistancevizinden türetilmiş temizleyiciler kullanıyoruz – inanılmaz derecede yumuşak ama çok etkili. Bu da demek ki yüz temizleyicimiz veya duş jelimiz cildinize asla sert gelmeyecek, derinlemesine temizlediğinizde bile cildiniz dengeli, yumuşacık, nemlenmiş ve mutlu olacak.

SLS’le ilgili birçok korkutucu hikaye dolaşıyor ortalıkta. Biz bu korku hikayelerini daha fazla dillendirmek istemiyoruz. Sadece diyebiliriz ki araştırmalarımızı yaptık ve daha temiz, daha güvenli, daha etkili içeriğimizi geliştirdik.

 

Mineral Yağlar nedir?

Mineral yağ petrokimyasal bir üründür, yani ham petrolden üretilmiştir. Geniş molekülleri yüzünden cilde penetre edemez ve cilt yüzeyinde bir tabaka oluşturur – böylelikle “nemi içerde hapseder”. Kulağa iyi geliyor değil mi? Aslında iyi değil. Cildinizi tamamen maskelediği için nefes almasına hiç imkan vermez. İlk başta cildiniz yumuşamış gibi gelebilir. Ama cildiniz boğuldukça nemden ziyade, bakteri ve ter hapsetmiş olursunuz cilt ve yağ tabakası arasında. Bu da egzema gibi cilt rahatsızlıklarına yol açabilir.

Tuhaf ama kullandıkça cildimiz mineral yağlara bağımlı hale gelir. Gerçekte nefes almasını engelleyerek daha çok kuruttuğu için, her gün kullanmak zorunda hissederiz. Hiçbir mineral yağ içeren ürünü kullanmamanızı tavsiye ederiz. Etiketinde parafin, parafinium ve petrolatum yazıyorsa mineral yağ var demektir, dikkat!

Bebek yağının %100 mineral yağ olduğunu biliyor muydunuz? Tuhaf ama gerçek!!

 

PEG’ler veya Glycol nedir?

Cilt bakım dünyasında Glycol ailesinden sıklıkla kullanılan 3 ana madde Propylene Glycol, Butylene Glycol ve Polyethylene Glycol’dür. Bunlara kısaca PEG’ler denir. Bu 3 madde hakkında antifriz yapımında kullanıldığına dair yanlış bir bilgi vardır - halbuki sadece Ethylene Glycol antifriz yapımında kullanılır ve bu madde de cilt bakım ürünlerinde kullanılmaz.

3 ana PEG içinden özellikle Propylene ve Polyethylene Glycole dikkat etmek lazım. Glycoller değişik moleküler büyüklükte olur. İçerik listelerinde yanında bulunan bu numaralar molekül büyüklüğüne işaret eder – PEG 100-PEG 9 gibi. Numara ne kadar küçükse moleküler ağırlığı o kadar küçük, cildimize de o kadar daha kolay nüfus edeceğini gösterir. İşte bu yüzden PEG numaralarına dikkat etmek lazım, özellikle o cilt bakım ürününde zararlı maddeler varsa, PEG’ler sayesinde cildimize daha kolay ve süratli nüfuz eder.

Peki niçin cilt bakımında kullanılıyorlar?

PEG/Glycoller cilt bakım ürünlerinde formülleri stabilize eden madde olarak kullanılır – yani diğer tüm maddeleri zengin ve yoğun bir krem olarak tutsun diye kullanılır. Size kremi muhteşem yumuşak, zengin ve yoğun hissettirir. Aslında PEG’ler olmadan bir kremi yumuşak ve kıvamlı yapmak çok zor. Ama artık birçok cilt bakım markası bunu yapmaya çalışıyor. Gururla söyleyebiliriz ki, kremlerimizde bu kadar çok madde olmasına rağmen bunu başarmış ilk markalardan biriyiz.

Dürüstlüğümüze çok önem veriyoruz – dolayısıyla Shrink To Fit, Goodbye Stretch Marks ve Get Waisted ürünlerimizde Glycoller arasında en zararsızı olarak bilinen Butylene Glycol’den (her ne kadar %0.1 oranında olsa da) bulunduğunu söylemek isteriz. Bunun sebebi Shrink To Fit ve Get Waisted ürünlerimizde bulunan yağ yakıcı Adipoless’in ve Goodbye Stretch Marks’da bulunan Matrixyl 3000’in başka türlü kremlerin içine yerleştirilememesi.

 

 

Ergenliğe adım attığınızdan beri aynı göğüslere sahiptiniz. Hadi 3-5 kg alımını bile göz önüne alsak aynı göğüsler işte. Ve amanın hamile kaldığınızdan beri o kadar değiştiler ki artık onları tanıyamıyorsunuz bileJ Bu 9 aylık mucizevi süreçte değerli hazinenizi korumak için ipuçlarımızdan faydalanın:

OFFF BU NE ACISI:

İlk hissettiğiniz değişikliklerden birisi ekstra hassasiyet olabilir. Zaten birçok kadın da hamile olduğunu  bu göğüs hassasiyeti sayesinde anlıyor.  Bu hassasiyetin suçlusu hormonlar! Kan dolaşımını hızlandırıyorlar ve göğüslerinizi büyütüp hassaslaştırıyorlar. Regl olmadan önceki gibi. Artık yan yatmaya alışmanızın zamanı geldi… 

WOW

Hamileliğinizin altı ila sekizinci haftalarında siz ve (muhtemelen hamile kalmanıza neden olan şahsiyet) göğüslerinizin büyüdüğünü fark etmişsinizdir. VE büyüyor, ve büyüyor…Büyük beden sütyen alışverişine çıkın artık. İlk bebeğiniz ise bu büyüme daha sürebileceği için rahatlıkla 1 veya 2 cup büyük beden alabilirsiniz. (Yeni ölçülerinizin keyfini çıkartmak için dekoltenizi gösterecek üstler giymeye ne dersiniz?) 

KAŞINIYORUM, KAŞINIYORSUN, KAŞINIYORUZ

Aynı göbeğiniz gibi, dekolte bölgenizdeki narin cildiniz de esnerken kaşıntı yapacak. İyi haber: Tummy Rub ürünlerimiz sadece çatlak önlemek için değil aynı zamanda kaşıntıyı hafifletmek için de geliştirildi. Neden göğüslerinizi de sürmüyorsunuz?

AKINTI

Hamileyken göğüs akıntınız oldu mu? Bazı kadınlarda oluyor, bazılarımızdaysa olmuyor. 3.ay itibarıyla göğüslerimiz colostrum üretimine başlıyor. Hani yeni doğan bebeğinizin ilk tattığı, en en en özel, mucizevi besleyici ilk süt var ya…Hamileliğinizin ilk aylarında biraz akıntı olması gayet normal-birkaç göğüs pedi almak iyi bir yatırım olabilir. Göğüs uçlarınızın da büyüdüğünü ve koyulaştığını fark edebilirsiniz. Herkes bebeği beslemeye hazırlanıyor :)

KORUMA

Süslü sütyenleri çamaşır dolabının arkalarına doğru ittiriverin hele, bir süre lazım olmayacaklar. Değerli hazinelerinizi iyi destek sağlayacak, korumalı hamile sütyenleri ile korumalısınız. Mağazalardaki profesyonellerden yardım alın muhakkak. Bu destekleyici sütyen göğüslerinizin hoplayıp, zıplayıp ağrımasını ve sürtünerek çizilmesine engel olacak. Veeee sarkmalarını önlemek için de Boob Tube kullanın. Hamileyken güvenle kullanabileceğiniz, omegalar, bitkisel özler ve antioksidanlarla dolu bu krem, garip değişimler geçirmekte olan göğüslerinizin narin cildini ve şeklini korumanıza yardım edecek.

Sakın unutmayın, sağlıklı göğüslerin hamilelikte değişimleri normal olmakla birlikte, emin olmadığınız veya size garip gelen değişiklikler gördüğünüz anda muhakkak doktorunuza danışın, konuşun…

Yazıyı beğendiyseniz lütfen diğer annelerle de paylaşın… 

 

 

İki kişilik masalsı dünyanız birden bire bir üçüncü tarafından istila edildi. Ve bu 3. şahsiyet gördüğünüz görebileceğiniz en şirin mahluk. Ama hayatınızın yeni aşkı tüm zamanınızı, enerjinizi ve akıl sağlınızı tüketiyor.

Yani bu küçük mucizeyi yaratan büyük aşk biraz sekteye uğramış vaziyette. Geri rayına oturtmak için neler yapabiliriz? 

Aşağıdaki liste  sadece her ikiniz de uymayı kabul ederseniz işe yarayabilir - sırf tek taraf uygulamaya çalışırsa bayağı bir depresif hale gelebilir :( Dolayısıyla listeyi eşinizle paylaşın ve her ikinizde denemeye söz verin.

1.  Date Night…yani “çıkmak”: gülmeyin, öff olmaz demeyin. Vallahi de billahi işe yarar. Herkes “çıkmaktan” hoşlanır. Hedef haftada bir olmalı (hiç olmazsa ayda bir olsun) Ve bu gecelerde lütfen standartlarımız birazcık yüksek olsun: yani pırt, kaka ve kusmuk konuşulmasın, ne kadar yorgun olunduğundan ve uyku isteğinden bahsedilmesin. Ve lütfen üstünüze, başınıza extra extra dikkat. Sanki gerçekten ilk defa “çıkıyormuşçasına” özenin. Nereye gittiğinizin hiçbir önemi yok. Şık bir lokanta da olur, deniz kenarında bir bank da. Ilk birkaç sefer sinema seçebilirsiniz, ama asıl hedef ikinizin bebek dışında konularda da sohbet edebildiğinizi hatırlamak olmalı. Konu önünde sonunda bebeğinize gelecek. Arada bir kendinizi durdurmanız bile yeterli. Bu geceler tamamen ikinizle alakalı olmalı, aranızdaki bağı güçlendirmeli, beraber yürüyeceğiniz yolu bulmanıza yardımcı olmalı.

2.  Yürüyün ve sohbet edin: gayet basit. Bebeği pusete koyun ve beraberce yürüyün (evet maalesef Türkiye’de çoğunlukla kaldırım sorunumuz var ama evin etrafında 2-3 tur bile ufak bir sohbete yeter). Erkekler yüzyüze konuşmakta pek iyi sayılmazlar. Yan yana yürürken daha rahat konuştuğunu fark edeceksiniz.

3.  30 dakikalık konsantrasyon:  2 ayrı 15 dakikalık dilim de olur. Bebeğiniz uyurken veya gayet mutlu bir haldeyken, telefonlarınızı, ipadlerinizi, bilgisayarınızı veya neyse meşguliyetinizi  bırakın ve iki kulak ve tüm beyin hücreleriniz ile eşinizi dinleyin. Kısacası tüm dikkatinizi 15 dakikalığına eşinize verin. Bütün günü bebeğinize adamışken, 15 dakikayı eşinize vermek çok gelmemeli…

4.  Affedici olun. Unutmayın ikinizde çooook yorgun ve tamamen kafayı üşütmüş vaziyettesiniz. Ufak hataları görmezden gelin. Şu an eskisine gore daha duygusal bir vaziyettesiniz, o yüzden eskiden olsa böyle mi davranırdım, yoksa biraz abartıyor muyum diye sorun. 

mindandbodyfestival

Muhteşem HİSSEDERSENİZ, muhteşem GÖRÜNÜRSÜNÜZ...

Çünkü gerçek güzelliğin özgüvenle geldiğine inanıyoruz. Size cildinizin olabileceği en iyi haline gelmesi için yüksek formül kalitesi, en yüksek dozda kullanılmış içerikler, içinde hiçbir kötülük barındırmayan (mama mio ürünlerinde paraben, petrolyum, phtalat, sodyum laurat, sodyum lauril sulfat, renklendirici, sentetik koku ve zenoestrojen yok. Sizin için kötü olan herşeye HAYIR diyoruz. Parfümlerimiz bile doğal) ve kullanırken zevk verecek cilt bakım ürünleri sunuyoruz. 

Cildinizi ve kendinizi muhteşem hissetmek için Mind and Body Festival'de buluşalım. Hem çakralarınızı açarak özgüveninizi arttırın, hem de ürünlerimizi yakından inceleme fırsatı bulun. 3 gün boyunca sürecek yoga, pilates, dans, gyrokinesis gibi derslere veya refleksoloji, prenatal yoga, aromaterapi gibi çok çeşitli seminerlere katılın, sağlıklı yaşam tarzınızı bulun. Kendinizi İYİ hissedin.

Amacımız tüm kadınlara komple bir cilt bakımının kendinizi daha iyi hissetmeniz için ne kadar büyük bir fark yarattığını anlatmak. Hep söylüyoruz:

Kendinizi muhteşem HİSSEDERSENİZ, muhteşem GÖRÜNÜRSÜNÜZ...

Omegaların size vitaminler ve proteinler kadar gerekli olduğunu biliyor muydunuz? Omegalar cildinizi nemlendirir, iyileşme süresini hızlandırır, genç, sıkı ve diri bir görünüm sağlar. Omega 3, 6 ve 9la dolu olan Omega Super Rich Body Cream cildinizi kış aylarına hazırlamanız için ideal bir ürün. Mevsim değişirken Christy Turlington ve Milla Jovovich'in bayıldıkları Omega Super Rich Body Cream'i almayı unutmayın 

E-BÜLTEN
Özel indirimlerden yararlanmak ve yeni ürünlerimizden herkesten önce haberdar olmak için bültene kayıt olunuz.